|Ana Sayfa | Ulaşım | Konaklama | Yeme İçme | Gezi Tur | Galeri | Video | İletişim |


  » Kale

  » Fatih Camii

  » Tavşan Adası

  » Müze

  » Hamamlar

  » Horhor Deresi

  » Boztepe

  » Çekiciler Çarşısı

  » Sahil ve Plajlar

  » Amatör Balıkçılık

  » Bedesten

  » Kilise

  » Yürüyüş Yolu

  » Kuşkayası Yol Anıtı

  » Mendirek

               YÖRESEL  :

  » Mani ve Türküler

  » Bartın Şivesi (Ağzı)

  » Kız İsteme

  » Nişan ve Düğünler

  » Asker Gönderme

  » Masal ve Efsaneler

  » Bilmeceler

  » Oyunlar

  » Tel Kırma-sarma

  » İmeceler

  » Giysiler

  » Tarihi Evler

  » Bayramlar

  » Yöre Yemekleri

  » Denizciler Bayramı
  » Şehitlerimiz
  » Linkler

Amasra ve Bartın'da bayram gelenekleri

Yöremizde Ramazan ve Kurban Bayramları tanışma, kaynaşma ve Sıla-i Rahim anlamında önemlidir. Bayram günleri gün gün ayrılmıştır. Büyüklerimizden öğrendiğimize göre önceleri camili köylerde bayram birinci gün olurmuş, daha sonra sırayla köyler bayram yaparmış. Bayramı olanlar tatlı bir telaş içinde hazırlanır, akraba ve arkadaşlarını evlerinde ağırlarlar. Köyde tanıdığı olmayanlar da herhangi bir eve girip yemek yiyebilirler.(şimdilerde bu adet unutulmak üzeredir maalesef)

Bayram olan köye genç kızlarımız en güzel elbiselerini giyinip gider, gençlerle bu köyde birbirlerini görüp tanışırlardı. Kızlar evlerin camlarından türkü söyler, gençler sokaktan onları dinlerdi. Bazı türküler karşılıklı konuşma gibi olur, kızlar söylemek istediklerini şarkı şeklinde söyler, delikanlılar da onlara cevap verirlerdi. Bu adetler de kısmen değişti ama tanışma faslı aynıdır hala...

Bayramlarda kendine has yöre konuşmalarımız vardır. El öpenler "eliyi bayramlayvaram" derler, eli öpülen büyükler de "çok yaşa çok bayramlara er " der. Evlerine gittiğinizde sizi "hoş geldiyiz safa geldiyiz görünmezle" diye karşılarlar, salâvatlarken; "gene geliy, gene buyuruy " derler, diğerleri de; "siz de buyuruy, bize de bayrama geliy" diyerek karşılık verirler.

Bayram olan köye satıcılar gelir, çocuklara çeşitli bayram oyuncakları ve çerezler satarlar. Mantar tabancaları, atom ve füze dediğimiz patlayıcı ve tehlikeli oyuncaklar çocukların gözdesidir tabiki... Sonraları ekmek arası döner satanlar, köfteciler de gelmeye başladı köylere.(Bu gelişme bizi üzdü çünkü geleneksel Anadolu misafirperverliği ile örtüşmeyen bir gelişmeydi, Köyde hangi eve girsen karnını doyurursun, burada köftecinin ne işi var dedik ama nafile, başladı bir kere... Belki utangaçlar için faydası vardır, kim bilir?)

Milli Bayramlarda özellikle 23 Nisan Çocuk Bayramında yöresel el sanatlarımızın tanıtıldığı resmi geçitler yapılırdı.Çekiciler sokağı sakinlerinin katılımıyla yapılan bu resmi geçitte sokakta yapılan leylek,fıçı ve benzeri süs eşyalarının yanında şu anda kullanılan tornaların atası konumunda olan "Çekici Tezgahları" tanıtılırdı.Arkası açık bir araç üzerine kurulan tezgahın başında bir sanatkar çalışırmış gibi yapardı ve çok hoş görüntüler olurdu...

 

 

 

 

 

 

2008 © Copyright by amastris® Tüm Hakları saklıdır